Yûnus · 10:15
Yûnus 15. âyet
وَإِذَاتُتْلَىٰعَلَيْهِمْءَايَاتُنَابَيِّنَٰتٍۢۙقَالَٱلَّذِينَلَايَرْجُونَلِقَآءَنَاٱئْتِبِقُرْءَانٍغَيْرِهَٰذَآأَوْبَدِّلْهُۚقُلْمَايَكُونُلِىٓأَنْأُبَدِّلَهُۥمِنتِلْقَآئِنَفْسِىٓۖإِنْأَتَّبِعُإِلَّامَايُوحَىٰٓإِلَىَّۖإِنِّىٓأَخَافُإِنْعَصَيْتُرَبِّىعَذَابَيَوْمٍعَظِيمٍۢ
Lafız odağı
Buluşmayı ummayanların başka bir Kur'an getirme veya onu değiştirme talebine, elçinin vahye uyduğu cevabı verilir.
Kök ve dil
ب د ل (değiştirmek); ت ل و (izlemek/okumak); و ح ي (vahiy); ع ص ي (itaatsizlik).
Bağlam
Sorumluluk makamındaki insanın vahyi kendi arzusuna uydurma isteği açığa çıkarılır.
Özgün mana okuması
Hakikat aynasının rahatsız eden yüzünü değiştirmek isteyen zihin, ölçüyü kendisine tabi kılmaya çalışır.
Sembolik hipotez
Başka metin talebi, kişinin iç eleştiriyi susturan alternatif anlatılar üretmesine benzetilebilir; tarihsel hitap korunur.
Tefekkür sorusu
Değişmesi gereken ben miyim, yoksa ölçüyü mü değiştirmeye çalışıyorum?