Hûd · 11:20

Hûd 20. âyet

أُو۟لَٰٓئِكَلَمْيَكُونُوا۟مُعْجِزِينَفِىٱلْأَرْضِوَمَاكَانَلَهُممِّندُونِٱللَّهِمِنْأَوْلِيَآءَۘيُضَٰعَفُلَهُمُٱلْعَذَابُۚمَاكَانُوا۟يَسْتَطِيعُونَٱلسَّمْعَوَمَاكَانُوا۟يُبْصِرُونَ

Lafız odağı

Bu kişilerin yeryüzünde Allah'ı aciz bırakamayacağı, başka koruyucuları bulunmadığı ve azabın katlanacağı bildirilir.

Kök ve dil

ع ج ز (aciz bırakmak); و ل ي (koruyucu/yakın); ض ع ف (katlanmak); س م ع ve ب ص ر (işitmek/görmek).

Bağlam

Yolu engelleyenlerin görünür gücü, kaçış ve koruma imkânlarının yokluğuyla sınırlandırılır.

Özgün mana okuması

Hakikati duymamak ve görmemek için kurulan düzen, sonunda algı yetisini körelten kendi cezasını büyütür.

Sembolik hipotez

İşitememe-görememe ahlaki algı kapanmasına sembolik ayna olabilir; fiziksel engellilikle değer düşüklüğü arasında bağ kurulamaz.

Tefekkür sorusu

Gücümün beni sonuçtan koruyacağı yanılgısıyla hangi uyarıya kapanıyorum?