Bakara · 2:31
Bakara 31. âyet
وَعَلَّمَءَادَمَٱلْأَسْمَآءَكُلَّهَاثُمَّعَرَضَهُمْعَلَىٱلْمَلَٰٓئِكَةِفَقَالَأَنۢبِـُٔونِىبِأَسْمَآءِهَٰٓؤُلَآءِإِنكُنتُمْصَٰدِقِينَ
Lafız odağı
Allah Âdem’e isimlerin tümünü öğretir, sonra onları meleklere sunarak doğruysalar isimlerini bildirmelerini ister.
Kök ve dil
ع ل م (öğretmek/bilmek); أ د م (Âdem); س م و/و س م (isim, işaretleme konusunda dilbilimsel görüşler); ع ر ض (sunmak).
Bağlam
İnsanın halifelik kapasitesinin ardından adlandırma ve öğrenme yetisi sahneye çıkar.
Özgün mana okuması
‘İsimler odası’, varlıkları ayırt etme, ilişkilendirme ve bilgiyi dile taşıma sorumluluğunu insanın emanetinin parçası sayar.
Sembolik hipotez
Sembolik hipotez: İsim verme, dünyayı kavranabilir kılarken onu etiketlere hapsetme riskini de taşır; âyet isimlerin mahiyetini ayrıntılandırmaz.
Tefekkür sorusu
Bilgim, varlığa daha dikkatli hizmet etmeme mi yoksa onu kontrol ettiğimi sanmama mı yol açıyor?