Âl-i İmrân · 3:14

Âl-i İmrân 14. âyet

زُيِّنَلِلنَّاسِحُبُّٱلشَّهَوَٰتِمِنَٱلنِّسَآءِوَٱلْبَنِينَوَٱلْقَنَٰطِيرِٱلْمُقَنطَرَةِمِنَٱلذَّهَبِوَٱلْفِضَّةِوَٱلْخَيْلِٱلْمُسَوَّمَةِوَٱلْأَنْعَٰمِوَٱلْحَرْثِۗذَٰلِكَمَتَٰعُٱلْحَيَوٰةِٱلدُّنْيَاۖوَٱللَّهُعِندَهُۥحُسْنُٱلْمَـَٔابِ

Lafız odağı

İnsanlara çekici gösterilen arzu alanlarının sayılması ve bunların dünya hayatının geçici yararlanması olduğunun belirtilmesi.

Kök ve dil

ز ي ن (süslemek); ح ب ب (sevmek); ش ه و (arzulamak); م ت ع (geçici yarar); أ و ب (dönüş).

Bağlam

Görünen gücün yanıltıcılığından sonra onu besleyen arzular açılır; sonraki ayet daha hayırlı karşılığı gösterecektir.

Özgün mana okuması

Bu, ‘çekim aynası’dır: sorun nesnelerin varlığı değil, geçici olanın nihai dönüş yerinin önüne geçmesidir.

Sembolik hipotez

Listedeki unsurlar içsel enerji merkezleri veya frekanslar olarak kodlanmak zorunda değildir; onları güven, statü, haz ve devamlılık arzularının somut yüzleri olarak düşünmek yeterlidir.

Tefekkür sorusu

Sahip olduğum bir şeyi araç olmaktan çıkarıp hayatımın nihai ölçüsüne dönüştürüyor muyum?