Âl-i İmrân · 3:26

Âl-i İmrân 26. âyet

قُلِٱللَّهُمَّمَٰلِكَٱلْمُلْكِتُؤْتِىٱلْمُلْكَمَنتَشَآءُوَتَنزِعُٱلْمُلْكَمِمَّنتَشَآءُوَتُعِزُّمَنتَشَآءُوَتُذِلُّمَنتَشَآءُۖبِيَدِكَٱلْخَيْرُۖإِنَّكَعَلَىٰكُلِّشَىْءٍۢقَدِيرٌۭ

Lafız odağı

Mülkün gerçek sahibinin Allah oluşu; verme, çekip alma, yükseltme ve alçaltmanın O’nun kudreti içinde bulunması.

Kök ve dil

م ل ك (mülk/hüküm); ن ز ع (çekip çıkarmak); ع ز ز (izzet/güç); ذ ل ل (alçalmak/boyun eğmek); خ ي ر (hayır).

Bağlam

İnsanların ayrıcalık iddiasından sonra iktidarın kaynağı yeniden tanımlanır; sahiplik insan elinde mutlaklaşmaz.

Özgün mana okuması

‘Mülk kapısı’ tutunulan tahtları geçici emanet olarak gösterir. Veriliş ve alınış aynı üstün irade içinde okunur.

Sembolik hipotez

Sembolik hipotez: İç dünyada güç, kontrol edilen bir nesne değil sorumlulukla dolaşıma giren emanet gibi düşünülebilir; bu, pasifliği öğütlemez.

Tefekkür sorusu

Bana emanet edilmiş bir yetkiyi sahiplik vehmiyle mi, hayır üretme sorumluluğuyla mı taşıyorum?