Âl-i İmrân · 3:7

Âl-i İmrân 7. âyet

هُوَٱلَّذِىٓأَنزَلَعَلَيْكَٱلْكِتَٰبَمِنْهُءَايَٰتٌۭمُّحْكَمَٰتٌهُنَّأُمُّٱلْكِتَٰبِوَأُخَرُمُتَشَٰبِهَٰتٌۭۖفَأَمَّاٱلَّذِينَفِىقُلُوبِهِمْزَيْغٌۭفَيَتَّبِعُونَمَاتَشَٰبَهَمِنْهُٱبْتِغَآءَٱلْفِتْنَةِوَٱبْتِغَآءَتَأْوِيلِهِۦۗوَمَايَعْلَمُتَأْوِيلَهُۥٓإِلَّاٱللَّهُۗوَٱلرَّٰسِخُونَفِىٱلْعِلْمِيَقُولُونَءَامَنَّابِهِۦكُلٌّۭمِّنْعِندِرَبِّنَاۗوَمَايَذَّكَّرُإِلَّآأُو۟لُوا۟ٱلْأَلْبَٰبِ

Lafız odağı

Kitabın temelini oluşturan anlamı belirgin ayetlerle çok yönlü/benzeşimli ayetlerin ayrılması; kalbi eğri olanların belirsizliği fitne için izlemesi.

Kök ve dil

ح ك م (sağlamlaştırmak, hükmetmek); ش ب ه (benzemek, anlamın karışması); ز ي غ (eğrilmek, sapmak); أ و ل (aslına/sonucuna döndürmek); ر س خ (kök salmak).

Bağlam

İlk altı ayetin vahiy ve yaratma çekirdeğinden sonra okuma ahlakını belirler. Belirsiz olan, açık olanın temeline bağlı okunmalıdır.

Özgün mana okuması

Bu ayet ‘mizan kapısı’nın usulüdür: sembolü sınırsız yorumlamak yerine muhkem çekirdeğe bağlamak ve bilginin sınırında tevazu göstermek.

Sembolik hipotez

Muhkem ile müteşabih, iç dünyada sabit ilke ile açık uçlu imge arasındaki iki kefe gibi düşünülebilir; bu benzetme tefsir usulünün yerine geçmez.

Tefekkür sorusu

Belirsiz bir işareti, açık ilkeleri ihmal ederek kendi arzuma göre mi yorumluyorum?