Nisâ · 4:16
Nisâ 16. âyet
وَٱلَّذَانِيَأْتِيَٰنِهَامِنكُمْفَـَٔاذُوهُمَاۖفَإِنتَابَاوَأَصْلَحَافَأَعْرِضُوا۟عَنْهُمَآۗإِنَّٱللَّهَكَانَتَوَّابًۭارَّحِيمًا
Lafız odağı
Topluluktan bu fiili işleyen iki kişiye dönemin yaptırımı uygulanır; fakat tevbe edip davranışlarını düzeltirlerse üzerlerine gidilmez. Allah tevbeyi kabul eden ve merhamet edendir.
Kök ve dil
أ ذ ي incitici yaptırımı/eziyeti; ت و ب yanlış yönden geri dönmeyi; ص ل ح bozulanı işler hâle getirmeyi; ع ر ض kökünden أَعْرِضُوا peşini bırakıp yüz çevirmeyi anlatır.
Bağlam
Önceki âyetin tedbirini izleyen bu âyet, yaptırımın sonsuz damgaya dönüşmesini engeller. Dönüş yalnız sözle değil ‘ıslah’ ile görünür olduğunda topluluğa cezalandırmayı sürdürmeme emri verilir.
Özgün mana okuması
‘Dönüş Kapısı’nın iki anahtarı vardır: tevbe yönü değiştirir, ıslah bozulan izi onarır. Kapı açıldığında toplumun görevi eski dosyayı kişinin yüzüne sürekli tutmak değil, üzerinden çekilmektir.
Sembolik hipotez
Sembolik hipotez: ‘Yüz çevirin’ emri, tamamlanmış bir dönüşten sonra kolektif hafızanın cezayı yeniden üretmemesi için konmuş bir unutma eşiği olarak okunabilir.
Tefekkür sorusu
Düzeldiğini davranışıyla gösteren birini geçmiş hatasına sabitlemeye devam ediyor muyum?