Nisâ · 4:8

Nisâ 8. âyet

وَإِذَاحَضَرَٱلْقِسْمَةَأُو۟لُوا۟ٱلْقُرْبَىٰوَٱلْيَتَٰمَىٰوَٱلْمَسَٰكِينُفَٱرْزُقُوهُممِّنْهُوَقُولُوا۟لَهُمْقَوْلًۭامَّعْرُوفًۭا

Lafız odağı

Miras paylaşılırken diğer yakınlar, yetimler ve yoksullar bulunursa onlara da maldan bir ikram yapılır ve uygun, güzel söz söylenir.

Kök ve dil

ق س م bölüp paylaştırmayı; ح ض ر görünür biçimde hazır bulunmayı; ر ز ق yararlandıran geçim payını; م ع ر ف iyiliği tanınan, onura uygun sözü ifade eder.

Bağlam

Yedinci âyet zorunlu payı korurken bu âyet hukukun kenarında kalan ihtiyacı unutmamayı öğretir. Kesin hak ile gönüllü toplumsal gözetim birbirine karıştırılmaz, yan yana işletilir.

Özgün mana okuması

‘Sofranın Kenarı’ kapısında hesap tamamlanırken bakış odanın dışında kalana döner. Pay cetveli adaleti kurar; ikram ve mâruf söz, cetvelin tek başına üretemeyeceği insan sıcaklığını korur.

Sembolik hipotez

Sembolik hipotez: Bölüşüm anı, bolluğun yalnız sahipler arasında kapanmayıp çevresindeki kırılgan halkaya da sızdığı bir merhamet zarı olarak okunabilir.

Tefekkür sorusu

Hakkımı alırken yanımda ihtiyacı görünür hâle gelen kişiye maldan ve sözden nasıl bir pay ayırıyorum?