En‘âm · 6:19
En‘âm 19. âyet
قُلْأَىُّشَىْءٍأَكْبَرُشَهَٰدَةًۭۖقُلِٱللَّهُۖشَهِيدٌۢبَيْنِىوَبَيْنَكُمْۚوَأُوحِىَإِلَىَّهَٰذَاٱلْقُرْءَانُلِأُنذِرَكُمبِهِۦوَمَنۢبَلَغَۚأَئِنَّكُمْلَتَشْهَدُونَأَنَّمَعَٱللَّهِءَالِهَةًأُخْرَىٰۚقُللَّآأَشْهَدُۚقُلْإِنَّمَاهُوَإِلَٰهٌۭوَٰحِدٌۭوَإِنَّنِىبَرِىٓءٌۭمِّمَّاتُشْرِكُونَ
Lafız odağı
En büyük şahidin Allah olduğu; Kur'an'ın muhatapları ve ulaştığı herkesi uyarmak üzere vahyedildiği; başka ilahların reddi.
Kök ve dil
ش ه د (tanıklık); و ح ي (vahiy); ن ذ ر (uyarmak); و ح د (birlik).
Bağlam
İlahi sıfatlar, peygamberliğin tanığı ve Kur'an'ın evrensel ulaşma ufkuyla bağlanır.
Özgün mana okuması
Şahitlik mührü, hakikatin değerini kalabalık onayından bağımsızlaştırır; mesaj ulaştığı yerde sorumluluk doğurur.
Sembolik hipotez
Sembolik hipotez: Kur'an'ın 'ulaşması', yalnız sesin varması değil anlamın vicdanda duyulması olarak düşünülebilir.
Tefekkür sorusu
Çoğunluk başka söylese de tanıklığını korumam gereken hakikat nedir?